1) Öncelikle farklı yaprak desenlerinden çıktılar alıp kırtasiyeden aldığımız konsepte uygun kartonlardan şablonlar yardımıyla yapraklarımızı hazırladık. Ben şablonlarıda ekledim ama orjinal pdf haline google dan rahatlıkla bulabilirsiniz.
Beklenen soru 'blogu niye açtım?',cevap:Tam emin olmamakla beraber bazı şeyleri kayıt altına almak istedim hayatımdaki mutlu olduğum anları,yas tuttuğum zamanları,nelerle uğraştımı her birini hatırlayabilmek için,zamanın benden bunları alıp gitmesini engellemek için iyisiyle kötüsüyle kendimi ifade edebilmek için bla bla bla bla..... Birde tabi ki benim gibi aynı aşamalardan geçip nette harıl harıl araştırma yapanlara yardımcı olmak için diyebiliriz sanırım (=
ANASAYFA
- Anne&Bebek (11)
- Gezmeler Tozmalar&AlışVeriş (12)
- Kim Bu Kız:? (5)
- Nasıl YapılıR?? (11)
- Ortaya Karışık (9)
- Söz & Nişan & Düğün (15)
- erasmus (11)
6 Şubat 2020 Perşembe
SaFaRi KoNsePti 1 YaŞ DoĞuM GüNü : 1. aRKA pLAN
1) Öncelikle farklı yaprak desenlerinden çıktılar alıp kırtasiyeden aldığımız konsepte uygun kartonlardan şablonlar yardımıyla yapraklarımızı hazırladık. Ben şablonlarıda ekledim ama orjinal pdf haline google dan rahatlıkla bulabilirsiniz.
27 Ağustos 2019 Salı
Uykusuz Anneler Kulübü :)
Eweettt geldik hepimizin kanayan yarası olan bebişlerde uyku
problemine. Eğer uyuyan bir bebeğiniz varsa gerçekten çok şanslısınız hatta çok
çok çok çok şanslısınız J
Tahmin edileceği üzere tabiki ben o şanslı katogorisine girenlerden olamadım.
Oğluşum 10 günlükken bizi gaz problemiyle tanıştırdı. Acemi anne olarak ilk
başta ne olduğunu anlayamıyorsunuz sonra büyükler ve doktorumuz sayesinde kolik
bebek ne demek öğrenmeye başlıyorsunuz. Eğer her gün aynı saatlerde kıvranarak
ağlayan (bu genelde 4-5 saat oluyor) , uykusunda kıpırdana kıpırdana kızarıp
bozaran bir bebişiniz varsa ciddi gaz probleminiz, bununla beraber malesef uyku
probleminiz de var demektir.
Siz ne olduğunu anlamaya ve çözüm bulmaya çalışırken çok bilmiş çevrenizden ya da bebişi kolayca uyuyanlardan “aaaaa öyle alıştırma, aaa ayakta sallama, nasıl alışırsa öyle gider bak, bu
çocuk kucaktan inmez ilerde bırak kendi kendine uyusun gibi” cümleleri çokça
duyucaksınızdır ama bebişiniz orda kıvranırken kucağa alışıcak diye onu kendi
haline bırakmak gibi bir dünya yok maalesef. Zaten bir anne olarak önce içgüdüleriniz buna izin vermez, gazlı
bebeklerin en rahat kucakta sırtlarını
pışpışlayınca durduklarını keşfedince sizde dönülmez akşamın ufkuna
giriyorsunuz J
Bizde yaptık hatta annem, kardeşim, eşim, ben olmak üzere hepimiz
nöbetleşe uyuyabilsin diye her şeyi yaptık, pişman değiliz yine olsa yine
yaparız J
İlk üç ayı bu şekilde atlatan bebeğin sonraki aylarda tabi ki kendi kendine
uyumasını beklemiyoruz. Birde benim gibi doğumu memlekette yapıp daha sonra
yaşadığı yere geçenlerde bebişin ikinci bir alışma evresi oluyor.
Sevgili taze anne öncelikle bazı şeyleri kabullenmek
gerekiyor. Bebek doğduktan sonra eski düzeninizi unutun bambaşka ve
fedakarlıklarla dolu bir döneme giriyorsunuz ve bunun dönüşü yok. Bir gün iki
gün üç gün değil aylarca yıllarca bu evre devam edecek ve sizin ben 3 gün
çocuksuzmuş gibi yapıyım da gideyim kesintisiz 12 saat uyuyayım ya da gideyim
bir tatil yapayım dinleneyim gibi lüksleriniz olamıcakJ
Bununla beraber bebişinizin dünya geldiği andan itibaren
bambaşka bir aleme giriş yapmış bulunuyor. Her şeyi ama her şeyi ilk defa görüp
tecrübe edicek ve bunlar için kendi becerileri kısıtlı. Tamamen size muhtaç bir
şekilde büyümeye çalışıyor. Doğduğu ilk andan beri en yakınında da siz olduğunuz için aranızda iç güdüsel bir bağlanma gerçekleşiyor.
Bu yeni dünyada korktuğunda, ürktüğünde, acıktığında, terlediğinde, uyuduğunda,
uyandığında, altını yaptığında bunun gibi bir çok şeyde onun güvenli limanı
sizin kollarınız ve kokunuz. Sakinleşmek için size ihtiyacı var. Birde doğduğu
andan itibaren bildiği tek iletişim kaynağı ağlamak, bunu da aklınızdan
çıkarmamaya çalışın. Alışırmış falan diye kendinizi bazı şeylerde
sınırlandırmamanızı öneririm özellikle ilk 3 ay içinde. Bu süreçte(yemiyor,
ağlıyor, uyumuyor, hastalanıyor döngüsü) çok uykusuz kalacaksınız, sinirleriniz
yıpranacak, sabrınızın sonuna geleceksiniz, anne olarak yetersiz olduğunuzu
hissedeceksiniz bazen isyan edip pişmanlıklar bile yaşayabilirsiniz ama
bunların hepsinin normal olduğunu ne kadar önce kavrarsanız bebişinizle o kadar
iyi vakit geçirirsiniz. (bunları 12. ayda yazıyorum, şimdi yazması o dönemde
yaşamasından daha kolay ama hepsini yaşadım ve atlattığımı bilin. O aylarda
aynı dönemden yakın zamanda geçmiş biriyle konuşmak çok işe yarıyor bu konuda
bana lise arkadaşım Esma baya yardımcı olmuştu ,lohusa deprosyonunu sayesinde
hafif atlatmıştım J
en azından yalnız değilim herkes bunları yaşıyor ve geçecek hissi insanı
rahatlatıyor).
Konuyu yeterince uzattığımıza göre asıl meseleye gelebiliriz
J Biz 3. Ayda aydından
ardahana geçtik, Bu 3 ay içinde oğluşum pusetinde sallanarak uyumaya ve bol bol
kucakta pışpışlanmaya alıştı.(Aydındayken 18.00-24.00 arası kolik saatimizdi,
sürekli ağlıyordu ve uyku düzeni diye bir şey yoktu, özellikle ilk 1 ayda gün
içinde ki uyuma süreleri uzun olabiliyor, size garip gelebilir.). Ardahan’a
geldikten sonra benim çalışmaya başlamamla gece uykusuzluk iyice bizi vurmaya
başladı , gün içinde istediği saaetlerde uyuyup uyanıyordu, kesintisiz 2 saat
uyku hayaldi resmen. Uyuma sadece bebeğin problemi olmuyor anneninde en büyük
yıpratıcısı olarak karşısına çıkıyor.
Bende sonunda yine bir uyumuyor emmiyor ağlıyor döngüsüne
girdiğimiz bir dönemde bu böyle olmaz deyip uykuyla ilgili araştırmaya
başladım. Bu döneme kadar çalışmadığım
ve aydında evde kalabalık olarak meteye baktığımız için durumu geç
algıladım sanırım. Uyku ile ilgili nette bakınmaya başladığınızda ilk karşınıza
çıkanlar uyku eğitimleri. Aslında yorumlara bakınca bir hafta gibi bir sürede
hangi yöntem olursa olsun bebişlerin alıştığı ile ilgili yorumlar vardı ama
bizim evin şartlarında uyku eğitimi uygulamak neredeyse imkansız olacağını
biliyordum. Gün içinde annanesi baktığı için onun aynı şekilde devam etmesini
sağlamak zordu ve her yöntemde de ağlama durumunda belli sürelerde müdahale
etmeyi beklemek gerekiyordu, oğlum 3 dakikadan fazla kızarıp bozarıp ağlamasına
ben dayansam bile babası asla izin vermez, müdahale eder ve biz mutlaka
çuvallardık. Aslında kendi içimde de çelişkide kalmıştım, uyku eğitimi
verememin esas sebebi sanırım buydu. Bir yanım bebişlerin bazı şeyleri
bilmediklerini, bunları tekrarlayarak öğrenebileceklerini, bunun alışma süresi
gerektiğini ve ağlayarak direnç göstermelerinin normal olduğunu düşünürken, Bir
yanım tek isteği annesinin kucağında güven hissettiği için sallanarak ya da emerek
uyumak isteyen dünyadaki her şeye yabancı bir bebişi bundan mahrum etmenin
gerekmediğini, zaten 2-3 yaşına yada daha ileride çocukların bunu doğal süreç
olarak kendiliğinden bıraktıkları gerçeğini düşünüyordum. Ve sonuç olarak
eğitim veremedim.
Ardahana evimize geldiğimizde en iyi yaptığımız şey meteyi
kendi odasında yatağında yatırmaya alıştırmak oldu. Bunda tabi ki gaz
probleminin 4. Ayda mucizevi bir şekilde yok olması da baya yardımcı oldu. Ne
şartta uyursa uyusun (bu dönemde birde evde bebek arabasıyla gezerken uyumaya
alıştı) daldığı anda yatağına koyup orda uykusuna devam ediyordu. Ama bu
uykular aynı saatlerde ve ya belirli uzunluklarda değildi, ayrıca gece emmeleri
de kesilmemişti.
Ara Not: bebişlerle ilgili problemlerle uğraşırken (yememe,
süreki emme, uyumama, sallanarak uyuma gibi) her seferinde tek bir problemi
çözmeye çalışın. Yani hem uyku düzeni kurup hem de gece emdirmesini bırakmaya
çalışmayın. Önce uyku düzeni otursun sonra diğer probleme geçersiniz. Bunların
düzene girmesi de belirli bir süre alacaktır bunu her zaman dediğim gibi baştan
kabullenin J
Ben uyku eğitimi veremesem de bir düzen kurmayı kafama
koymuştum. Bunun için bir çok yazı ve yorum okuyup, kendime bir yol haritası
çıkarıp gerçekleştirebilmek için ciddi
uğraştık diyebilirim. Bazı temel taşları bilerek ve uygulayarak başladık.
Aşağıda kısa kısa olması gerekeni ve bizim yaptıklarımızı yazmaya çalışıcam.
Etiketler:
Anne&Bebek,
bebeklerdegeceuykusu,
bebeklerdegündüzuykusu,
bebeklerdeuyku,
bebeklerdeuykudüzeni,
uykuarkadaşı,
uykudüzenikurmak,
uykudüzeninasılkurulur,
uykueğitimi,
uykusuzanneler,
yenidoğanuyku
19 Temmuz 2019 Cuma
Ek Gıdaya Geçiş? Daha Doğrusu GeçeMEyiş..
Bu yazıyı ek gıdaya geçmeden önce okuyan annelerde hayal
kırıklığı yaratmak hiç istemiyorum ama bebişlerin normal yiyeceklere geçişi
hiçte hayal ettiğimiz gibi olmuyor maalesef. Ben ne beklentiler içindeydim,
oğlum zaten emmeyi çok sevdiği için yemeyi de sever ,yemeye başlayınca gece
emmeleri azalır bende kesintisiz bir 4 saat uyurum falan… J J J Resmen hayaller
hayatlar oldum. Şimdi gülücüklerle falan yazıyorum ama o günleri yaşarken iyice
bunalıma girmiştim , hiç yemicek bu çocuk , pütürlüye geçmede geç kalıcaz sonra
ki dönemde sıkıntılar çıkıcak , 7 aylık bebiş şunları yemesi lazım bizimki daha
ağzını açmıyor ve bunun gibi kendimi yetersiz hissettiricek bir sürü cümle
kafamda dolaşıyordu.
İlk baştan başlamak gerekirse oğluşum 10-15 gün hem mama hem
emzirmeyle, sonraki 6 ay sadece emzirmeyle beslenmiş bir bebekti. İlk 6 ay
bitsin de ek gıdaya geçelim diye baya heycanlıydım. Mama sandalyesi, önlüğü, cam
rendesi, kaşığı, tabağı büyük bir hevesle almıştım. Tabi direk yemeye
başlamıyor önce tadımlar var (meşhur 3 gün kuralı, her yerde okumuşsunuzdur bir
yiyeceği 3 gün boyunca verip sonra başka bir yiyeceğe geçmek). İlk bal
kabağıyla başladık ve mete tadına baktıktan sonra hiçbir şekilde ağzını açmadı.
2. Gün tekrar denedik yine sonuç hüsran. Israr etmemek için 3. Gün brokoliye
geçtik şükür onun tadını daha çok sevdi. Böyle böyle tadımları biraz biraz yaptık.(buarada oğluşumun yanağında alerjik egzamada çıktı, o yüzden tadımları dikkatli
yapıyorduk) Ama sonra noldu bilmiyorum 2li 3lü karşımlara geçtiğimizde mete
asla ama asla ağzını açmadı. Ne yapacağımızı şaşırdık resmen yemek istemiyor
sürekli emmek istiyordu. Herhangi bir hastalığı veya diş çıkarma döneminde de
değildik. Ben tabi kahroldum, nitekim 7.ay kontrolünde hiç kilo almadığını da
gördük(bugüne kadar hep düzenli ilerleme gösteriyordu).Sonra başladım netten
instagramdan ek gıdaya geçişle ilgili araştırma yapıp bulduğum her şeyi
okumaya. Bir çözüm bulmazsak sonumuz hiç iyi gözükmüyordu.
Bu araştırmalar sırasında daha önceden sadece kulak
dolgunluğu kadar bilgi sahibi olduğum BLW Yöntemi(bebek liderliğinde beslenme)
karşıma çıktı. İntagramda kendi resmi sayfaları olmakla birlikte blw uygulayan
annelerin blw serüveni veya blw bebeği etiketi altında bir çok video ve bilgiye
de ulaşabilirsiniz. Açıklaması baya uzun ama ben kısaca şöyle prensipleri var diyim;
- Bebişi hiçbir zaman yemeye zorlamıyoruz.
- Püre, lapa, muhallebi yapmıyoruz.
- Her öğün mama sandalyesinde yediriyoruz.
- Yiyebileceği her şeyi eline veriyoruz ve kendi yemesini bekliyoruz.
- Yiyebileceği şeyler tutabileceği büyüklükte genelde hafif haşlama olarak veriyoruz.
- Tv ya da telefon karşısında yedirmiyoruz.
Ben bu kadar kısa yazdım ama eğer yöntemi uygulamaya karar
verirseniz başlı başına gerçekten bir maceraya başlıyorsunuz. Biz baştan bu
yöntemle başlamadığımız için 7. Ayda metenin yememesi üzerine ortaya karışık devam
ettik. Yiyecekleri önüne koyup kendi kendine keşfetmesini ve ağzına götürmesini
bekledik. Bunların hepsi zorlu bir süreç. Bir bebiş hayatında ilk defa gördüğü
bir şeyi hemen yemeğe başlamıyor tabiki. Önce eviriyor çeviriyor başta çoğu
zaman geri bırakıp ağzına sürmüyor sonraları yavaş yavaş diline değdirmeye
başlıyor en sonunda bir tadına bakayım diyor J
Bu süreçte ortalık batıyor, üstü başı her yemekte değişiyor, bazen yemeğin sonunu
banyoda tamamlayıp saçlarını yıkarken de bulabilirsiniz. Birde boğazına kaçtı mı çiğnicek mi yutucak mı telaşı oluyor bu sanırım atlatılması gereken en zor eşik.(bir süre sonra yutamadığı parçayı dışarı çıkarmayı öğreniyorlar). Yani Mucizeler
beklemeyin çok çok çok sabırlı olmak gerekiyor. Ben sabır konusunda baya eksiktim
çoğu zaman sinirlendim, kalktım gittim ananesi ya da babası devam etti. Yemeyen
bir bebeğiniz varsa en büyük imtihanınız kesinlikle sabırlı olmak olacaktır.
Kendinizi suçlamayın, arada sinirlenmekte bence normal uyumuyor, yemiyor,
ağlıyor döngüsünde 3 gün geçirdikten sonra sabır taşı olsan çatlarsın. Birde
üstüne işe gidip çalışıyorsan hiç bitmeyen sonsuz fedakarlık döngüsüne hoş geldiniz
J
Etiketler:
Anne&Bebek,
annebebek,
bebeğimyemiyor,
bebekliderliğindebeslenme,
bebekörnekmenü,
blw,
blwgünlüğü,
blwserüveni,
ekgıda,
ekgıdakitapönerisi,
ekgıdayageçiş,
ekgıdayageçmiyor,
yemeyenbebekler
10 Haziran 2019 Pazartesi
Temazsız Ateş Ölçer Önerisi
Oğlumuz doğmadan önce hiç böyle bir şeye ihtiyaç duyacağımız
aklımıza gelmediği için hazırlık sırasında değil doğumdan sonra alınanların
içinde ilk başta Temassız ateş ölçer geliyor. Tabi ben yandım siz yanmayın
hesabı etrafımdaki tüm hamilelere mutlaka bir tane almalarını söylemeyi es
geçmiyorum artık J
Nette ucuz-pahalı bir çok modeli mevcut. Bence ucuza
kaçılacak bir ürün değil , sonuç olarak bebeğinizin sağlığı söz konusu. Özellikle
ateş bebeklerde havaleye kadar gidebilen ve ciddi problemlere yol açabilen bir
belirti. Burda önemli olan nokta ateş ölçerin doğru ölçmesi. En güveniliri
aslında eski tip civalı ateş ölçer ama o da piyasada satışı yasak, zaten onu
kullanmak ciddi ustalık gerekiyor mesela ben hiç anlamıyorum J (bizim çocukluğumuzdan
kalma annemlerde bir adet vardı, onu alıp geldik , sadece annem ateş ölçüp
okuyabiliyor J)
Hamilelik döneminde temassız olmasa da bir koltuk altı
modelinden edinmiştik. Oğlumun ateş durumu 2. Günden baş göstermeye başlayıp
koltuk altına bu ateş ölçeri koyup sabit durmasını sağlamak baya bizi zorladı.
Ayrıyeten birde hastanelerde ki temassız ateş ölçerlerle saniyede ateşi
ölçtüklerini görünce ilk müsait zamanımda temassız ateş ölçer araştırıp aldım
tabiki J
Biz Mesilife marka ateş ölçer kullanıyoruz. Bunu tercih
etmemin nedeni doğum yaptığım özel hastanede de doktorların bunu kullanmasıydı.
30 adet kadar hafızası var(gerçi pek önemli bir özellik değil bence),ışıklı;
gece karanlıkta da ölçseniz rahatlıkla görebiliyorsunuz ,sesini açma kapatma
ayarı var (oğlum hasta olduğunda ve sürekli ateşini ölçmemiz gerektiğinde
uyanmasın diye sesini kapadık hep öyle kullanıyoruz artık),en önemli özelliği
hassasiyet ayarı var. Eğer ateş ölçerin sürekli örneğin 0.7 yüksek ölçtüğünü
düşünüyorsanız bunu hassas ayara girip 0.7 derece gösterge ayarını düşürerek
düzeltebiliyorsunuz. Tespiti de şöyle yapabilirsiniz , koltuk altından
ölçtüğünüz diğer ateş ölçerle ve ya hastaneye gittiğinizde orda doktor
ölçtükten sonra hemen sizde ölçüp karşılaştırma yapabilirsiniz. Hastanelerdeki
ateş ölçerler sürekli kalibrasyona girdikleri için en kesini bence orda karşılaştırmak.
Bir diğer güzel özelliği de yüzey ısı ölçme modu da var. Bunu da biz banyo
suyunu ölçmede sürekli kullanıyoruz baya faydalı oluyor.
Ateşli hastalık geçirmiş bir bebişin annesi olarak öğrendiklerimi de
yazmadan geçmiyim. Bu ateş ölçerler ile en doğru ateş ölçme sağ alın şakaktan,
yakın mesafeden tutarak yapılmalıymış , şakak , ense koltuk altı ölçülüp
ortalaması alınırsa en sağlıklısı oluyor.( bunlar komşu hemşiremizden
öğrendiklerimiz) Ve sizde tecrübe edeceksinizdir bebişlerin başları vücutlarına
göre hep daha sıcak oluyor en azında Metede durum böyle.
27 Mayıs 2019 Pazartesi
Mamadan Emzirmeye Geçiş???
Bu konu eminim bir çok annenin kanayan yarasıdır. Hem kendi
stresi hem çevre baskısı hem lahusalık üst üste geldikçe gelir. Bebişin sürekli
mızmızlanması sütün yetmiyor mu?? Mama mı versek acabalara bağlanır. Bebişin
her ıg demesinde emzir sen emzirler havada uçuşur. Bir de tam tersi inatla mama
vermicem emziricem diyenlerde mevcuttur.
Ben açıkçası iki yaklaşımı da doğru bulmuyorum. Kendi hikayemden
yola çıkarak size bakış açımı biraz anlatayım. Yaklaşık 12 saat sancıdan sonra
zor bir normal doğumla oğlum aramıza katıldı. Doktorlar ve ebeler sadece
emzirmemizi bebişin midesinin daha fındık kadar olduğu her türlü doyacağını
söyledi. Ben sütümün sanki az olduğunu stresten dolayı tam gelmediğini söylesem
de ısrarla yeteceğini söylediler bizde tamam dedik, geldik evimize. Ben sürekli
emzirmeye çalışıyorum bebeğim emmeyi öğrenmeye ben emzirmeyi öğrenmeye
uğraşıyoruz. 3. Gün oğlumun ateşi çıkmasıyla soluğu acilde aldık.(yenidoğanda
37,5 geçildi mi doğruu hastaneye gidilmesi gerekiyor) Yapılan kontrollerde
sarılık değerinin yükseldiğini ve aşırı kilo kaybı yaşandığı ortaya
çıktı.(doğum kilosunun %10 kadar kilo kaybı ilk hafta normal deniyor, bizimki
bundan fazlaydı).
Tahlillerine bakıp doktor direk yatış verdi ve benim yıkıldığım
o cümleyi kurdu “çocuğu aç bırakmışsınız, tuz oranı ve sarılık değerleri bu
yüzden yüksek” dedi. Sanırım bir annenin duyabileceği özelikle lohusa bir
annenin duyabileceği en acı cümlelerden biridir “çocuğu aç bırakmışsınız”.. O
an ağzımdan hiçbir şey çıkamadı, doktorun abartmadığını da biliyordum tahlil
sonuçlarını bende kontrol etmiştim. Hemen yeni doğan bölümüne yatış verip,
alması gereken sıvı miktarını doktor hesaplayarak mama takviyesi ve mavi ışık
tedavisine başladık. Kendi dikişlerimi, acılarımı her şeyi unuttum sadece
oğluma iyi bakamadığımı düşünüp kahroldum. Aslında iç güdüsel olarak ilk günde
sütümün az olduğunu biliyordum ama tüm doktor ve ebelerin yeter o yeter
demeleri bizi bu noktaya getirdi. Hastanede kaldığımız süre boyunca 4 saate bir
mama 2 saatte bir emzirme 6 saate birde kan alıp değerlerine bakma şeklinde
geçti. Şükür ki oğlum tedaviye çabuk cevap verip değerler istenilen düzeye
gelince hastaneden çıktık.(burda 3 cümleyle yazıyorum ama hastanede
geçirdiğimiz her dakika benim ömrümden ömür sildi, birde arada nöbet değişimi
dolayısıyla gelen farklı doktorun yoğun bakım falan cümlelerini duyunca, ben
baya baya çökmüştüm) Taze anne olarak 2 kere ağlama krizine girdiğim olmuştu ,
biri bu hastanede kaldığımız gündü, diğerini sırası gelince diğer yazılarımda
yazarım J
Eve döndükten sonra artık hem emziriyordum hem mama
veriyorduk bir daha asla aç bırakma
riskini göze alamazdım ama emzirmekte de vazgeçmedim. Emzirdikçe artacak
mottosu benimde beynimde yer etmişti.
İşte en çok merak edilen bölüm sanırım burası biz ilk 10-15
gün hem mama hem emzirme şeklinde ilerledik ve sonra sadece emzirmeye geçtik. Oğlum
şuan 10 aylık ve hala emiyor hatta emmek onun için vazgeçilmez bir şey
diyebilirim J
Öncelikle şunu bilmekte fayda var mama anne sütünden daha
uzun süre tok tutuyor. Anne sütü bir buçuk iki saat yeterken mama 3-4 saat tok
tutabilir. Dediğim gibi emzirmekten asla vazgeçmedim bu süreçte her mamadan
önce mutlaka meme verdim. Biraz emesiye
kadarda uğraştım. Bu uğraşlarımın 45 dakikayı bulduğu, oğlumu da beni de
ağustos sıcağında kan ter içinde bıraktığı oldu ama yine de uğraştık ve
sonrasında mamayı verdik. Bir süre sonra önce emip sonra mamanın geleceğini
sanırım kavradı ve giderek daha az uğraşır hale geldik. Küçük bir deftere gün
içinde yediği mama miktarını ve saatini yazıp takip ettik.(bunun çok faydasını
gördük) Bu sürede de emme süresini uzatıp (1 memeden 2 meme emdirmeye geçtik)
mama miktarını yavaş yavaş azalttık(100 ml veriyorsak önce 90na sonra 80ne
düşürdük ama öncesinde mutlaka emzirdim). Arada sütüm varsa sağıp mama niyetine
onu da veriyorduk. Sonra bir öğünde sadece emzirip mamayı iptal etmeye başladık.
Bu, günde iki kere mama vermeye döndü ve sonra tamamen kaldırdık.
23 Mayıs 2019 Perşembe
Bebişimizin Sünnet Macerası
Son zamanlarda erkek bebek annelerinin sıkça duyduğu
küçükken sünnet ettir büyüyünce tranva oluyor hem bir haftada iyileşiyor muhabbetinden
bizde payımıza düşeni aldık tabikiJ
Aslında bende küçükken yaptırma taraftayım, ilk önce 2 aylık
yaptırmak istedik ve çocuk cerrahına götürdüğümüzde daha çok küçük biraz daha
büyüsün en azından 5 ayı doldursun dedi. Bence bu doktorun şahsi görüşü,bazı
doktorlar doğar doğmaz yapmayı bile öneriyor, bazıları yaşını alsın diyor, tek ortak
nokta 2-5 yaş arası yaptırılmaması yönünde diyebiliriz.
Neyse gel zaman git zaman biz geldik beşinci aya, bu sefer
tekrar farklı bir doktora götürdüğümüzde direk sünnet günü verdi. Bir mübarek
Cuma günü devlet hastanesinde yaptırdık sünnetimizi. (yaşadığımız yerde özel
hastane yok maalesef ve doktoru da baya övdüler,Ardahan devlet hastanesinde cerrah Hasan Hoca bilenler biliyordur, Ardaha'nın sünnetçisi diye namı varJEğer tercih hakkınız
varsa sünneti çocuk üroloji doktoruna yada çocuk cerrahına yada en çok sünnet
yapan cerrahına sünnet yaptırılması öneriliyor.Hasan hocada haftalık ortalama
10-15 sünnetle nam yapmış bir doktorumuz J
Öncelikle uyuşması için bir iğne yapıyorlar,bu iğnede baya
ağladı oğlumuz. Sanırım özelde bu iğneden önce bir krem sürdükleri için bu iğneyi de
hissetmiyorlarmış. Yarım saat sonra sünnet için çağrıldı, annesinin girmesini
istedi doktor ama ben dayanamıcağım için tabiki giremedim, annanesi girdiJ Lokal anesteziyle
sünneti yapıldı, (bebişlerde özellikle lokal anestezi yapılması taraftayım, çünkü bünyeleri genel anesteziyi kaldıramayabilir nitekim bir tanıdığımızın oğlunu genel anesteziden çok zor uyandırdılar) doktor hissetmiceğini söyledi ama oğlum yinede sünnet sırasında baya ağladı(ayakları ve kolları tutulduğu içinde olabilir) Ve 15 dakikada bitti
sünneti.
21 Mayıs 2019 Salı
BaBaBaYa SÜPRİZZZ
Oğlumun babasıyla doğum günü tabi ki özel olmalıydı :)Bunun için baya uğraştık diyebilirim.Babamız hem gececi hem gündüzcü olarak çalıştığı için öncelikle gündüz işe gittiği bir hafta sonunu bekledik.Daha sonrada tek renk giydirme olarak siyaha seçip zemin olarak da beyaz ayarladım.Bütün bu çekimler yaklaşık bir gün sürdü.Mete bazen huysuzlandı,bazen uyudu,arada oyunlar oynadık falan bebişi böyle durdurmak kolay olmuyor,hele bizimki gibi hareketliyse:)
Burada sadece birer harf görüyorsunuz fakat çekimlerinin backroundunda 100'e yakın foto vardı,içlerinde metenin sabit kalabildiklerini seçtik.En çok merak edilen birleştirme işlemi için ise ben corel programını kullandım çünkü o programı biliyorum:)Kendisi çizim programı olur,özel sektörde çalıştığım yılların bana kattığı bir artı diyelim,lazım oldukça özellikle organizasyon işlerinde imdadıma koşuyor.Sizin photoshop gibi bildiğiniz başka programlar varsa onlarLada rahatlıkla yapabilirsiniz.Ben hem yatay hem dikey olmak üzere 2 şekilde hazırlamıştım.
![]() |
| Mete'nin babasına suprizi |
![]() |
| Mete'nin babasına süprizi |
Etiketler:
Anne&Bebek,
babadoğumgünü,
babayadoğumgünüsüprizi,
babayahediye,
babayasüpriz,
erkeğehediye,
iyikidoğdunbebekyazısı,
iyikidoğdunyazısı,
iyikidoğsunyazıprogramı,
Nasıl YapılıR??
Çalışan Anneler için Doğum Prosedürleriyle ilgili Akla Takılanlar..
Doğum İzni toplam kaç gündür?
32.Hafta Çalışır raporundan sonra alınan raporlar doğum sonrasına eklenir mi?
5 hafta daha çalışabilir raporu almanıza rağmen bu haftalar içinde herhangi bir nedenle doğum öncesi iznine ayrılmak istediğinizde izne çıkabilirsiniz.Doktorunuza gidip doğum öncesi analık çalışamaz raporu almanız gerekmektedir.
35. hafta bitimine kadar uçağa binebilirsiniz.Bu haftaya kadar bazı uçak firmaları doktor raporu istemediklerini belirtseler de siz yola çıkmadan mutlaka raporunuzu alın.Raporda o günkü haftanız ve hangi güne kadar uçağa binebileceğiniz yazmalıdır.(Gebe 34+1 günlük hamiledir,17 Temmuz 2018’e kadar uçağa binebilir gibi…)Rapor 7 gün için geçerlidir. (Ben sunexpress ile yolculuk yaptım sadece kaçıncı haftada olduğumu sordular rapor istemediler, ama her ihtimale karşı tabiki raporumu almıştım:)
Doğum Parası Başvurusu Nasıl Yapılır?
Doğum izni doğumdan önce 4 hafta doğumdan sonra 4 hafta olmak üzere toplam 8 haftadır.(tekli gebeliklerde bu şekilde).Doğumdan önce 32.hafta itibariyle çalışabilir raporu alıp 37. Haftaya kadar çalışabilir buradaki çalıştığınız süreyi doğum sonrası izninize ekletebilirsiniz.
32. Hafta Çalışabilir Raporu ne zaman alınır?
32. hafta çalışabilir raporunu 32+1 veya 32+2 de alabilirsiniz.Resmi mevzuatta da 32. Hafta bitiminde olarak geçmektedir.Ben 32+1 de almıştım.Örneğide aşağıdaki gibidir.Doktorlar raporu sistemden direk sgk’ya göndermektedir,normalde kurumunuza vermek için herhangi bir belge götürmenize gerek yok kurumda sgk sisteminden otomatik olarak görür ama yine de işinizi sağlama almak için e-belgenin çıktısını veya aşağıda örneğini eklediğim şekilde bir yazıda doktorunuzdan isteyip kurumunuza götürebilirsiniz.
![]() |
| 32.Hafta Çalışabilir Raporu |
![]() |
| 32.Hafta Çalışabilir Raporu Üst Yazı |
Malesef ki çalışır raporu aldığınız günden sonraki raporlar (başka bir bölümden olsa dahi) doğum izninize eklenmez.Mevzuatta fiilen çalışılan günün ekleneceği belirtilmiştir.
32.Hafta Çalışır raporundan sonra yıllık izin alabilir miyim?
Bir önceki soruda dediğim gibi mevzuatta fiilen çalışılan günlerin doğum sonrasına eklenebileceği belirtilmiştir.Yıllık izin yasal olarak fiilen çalışılan süre sayılmaktadır,yani alabilirsiniz ve doğum sonrasına izniniz eklenir J
32.haftadan 37. Haftaya kadar çalışır raporu aldıktan sonra arada doğum öncesi iznine ayrılabilir miyim?
![]() |
| Hamilelik Uçağa Binebilir Raporu |
Doğum Parası Başvurusu Nasıl Yapılır?
Doğum parası çalışan annelerin hamilelik için izine ayrıldıktan sonra sgk tarafından yatırılan toplu maaşlarıdır.Bunun için ekstra bir belge gerekmemektedir.Doğumu yaptığınızda hastaneniz otomatik olarak doğum belgesini girer ve iş-göremezlik raporunuz oluşur.Hastaneden çıkarken hem doğum belgenizi hemde sgk e-rapor çıktısını isterseniz daha sonra takibinde kolaylık olur.Doğumdan sonra iş yerini arayıp sistemlerinde gözüküp gözükmediğini mutlaka sorun,bazen sorun çıkmaktadır.Sorun çıkarsada sgk rapor çıktısını iş-yerinize gönderip durumu düzeltebilirsiniz.
1 Şubat 2019 Cuma
Blog'a Geri DöNüŞ !! :)
Şöyle bir kaldığımız yerden başlarsak en son eşimin doğu görevinden dolayı özel sektörden istifa etmiş ve kpss'ye hazırlanan evli bir türk genciydim:) Aslında yazabilirsem bütün bu hazırlık aşamalarını falan ayrı ayrı anlatmak istiyorum(ne maceralar,ne maceralar),burda da bütünlüğü sağlamak adına kısaca bahsetsek iyi olucak sanırım; kpss'ye girdim,87 puan aldım(#2016kpss),yds'ye girdim 75 puan aldım.Girebilceğim bütün ilanlara başvurdum,güzide ülkemizin her yerinde kurum sınavlarına ve mülakatlara katıldım(erzurum,sivas,kayseri,istanbul,ankara,aydın.......diye uzuyor bu liste)merkezi atamayla yine de atanamadım(endüstri mühendislerinin merkezi atama puanı 90'dan aşağıya düşmüyor malesef).Bunalımlarla geçen bir buçuk yılın ardından valilikte büro personelliği,kyk'da yurt yönetim memurluğu ve en son,en mükemmel,en iyi yani en en en en güzeli tkdk'da uzmanlığı kazandım:) :) :)
Eşimin görevinden dolayı zaten Ardahan da olduğumuz için,uzmanlık içinde Ardahan'ı tercih ettim ve şu anda 1 yıldır TKDK'da uzmanım:)Değişimler sadece bu kadarcık mı derseniz tabi ki değillll,bomba şimdi geliyor..Artık Bir Anneyim :) :)
Evet yanlış duymadınız,önce iş konusunu halledeyim derken derken görüyorsunuz sözümde durdum:) 6 aylık bir oğluşum var ve hayatım onunla birlikte tamamen değişti.Taze anne olarak tecrübelerimi de fırsat buldukça yazıcam. Bebişler söz konusu olunca annelerin ne kadar araştırıp karar verdiklerini kendimden biliyorum,ben de annelerin bebişleriyle ile ilgili yazdıklarını okuyup çoğu zaman içimi ferahlattım. Belki bir annede benim yazacaklarımı okuyup rahatlar diye düşünüyorum.
Şimdilik bu kadar,yazdıkça görüşürüz :)
HatıRa ÇerÇeveSi Nasıl Yapılır?(resimli)
Biz hatıra çercevemizi karşı komşumuzun kızı için hazırladık.Yapımı zor değil,uzunda sürmüyor,sizde evdeki malzemeleri kullanarak böyle bir çerçeve yapabilirsiniz.Fikir vermesi açısından yapım aşamalarını ekliyorum.Bunun yanında kağıttan ponpon yapımıyla ilgilide fotoları ekliyorum.Bu ponponları da sadece çerçevede değil istediğiniz her organizasyonda yapıp kullanabilirsiniz.Ucuz maliyetli ama şık bir aksesuar oluyor :)
![]() |
| öncelikle ihtiyacımız mukavva ya da bizimki gibi büyük boy bir koli :) |
![]() |
| kartonun üzerine dış çerçeveyi ölçerek çiziyorsunuz,içinden artıcak kısımlarıda üzerine koymak istediğiniz şekilleri yapmak için kullanabilirsiniz. (Biz kurdele ve balonlar yaptık) |
![]() |
| Kestikten sonra kabaca yerleşim bu şekilde oluyor. (çerçeve bittikten sonra dik durabilsin diye koliyi 2 kat olacak şekilde kestik, zımbayla yada yapıştırıcıyla iki katı birleştirebilirsiniz.) |
KAĞITTAN PONPON NASIL YAPILIR?
![]() |
| İstenilen renklerde gramofon kağıdı(yapacağınız ponponun büyüklüğüne göre boyundan kesebilirsiniz,biz 2'ye böldük) |
Etiketler:
1yaşhatıraçerçevesi,
düğün hatıra çerçevesi,
elişi,
hatıraçerçevesi,
hatıraçerçevesinasılyapılır,
kağıttanponponnasılyapılır,
Nasıl YapılıR??,
partisüsüyapımı,
ponponyapımı
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
















