27 Ocak 2014 Pazartesi

Slovakça Çeviri Büroları Ve Fiyat Bilgisi

Slovakça çeviri konusunda hem blog üzerinden hem facebook sayfası üzerinden baya soru aldım.İngilizce gibi bilinen bir dil olmayınca hem slovakça çeviri bürosu bulmak sorun oluyor hem de bürolar arasındaki fiyatlar oldukça değişkenlik gösterebiliyor.Ben erasmusa giderken beraber gideceğimiz arkadaşım ilgilendiği için pek sorun yaşamamıştım ama görülen o ki gidecek arkadaşların zorlandıkları başlıca noktalardan birisi bu.

O yüzden konuştuğum arkadaşlardan aldığım bilgiler ve araştırmalarım sonucunda tercüme büroları ve ortalama fiyat bilgisi içeren veri yazısı oluşturmanın iyi olacağını düşündüm.Lütfen sizde farklı bir yerde tercüme yaptırırsanız yorum olarak yazıya ekleyebilirsiniz.Genellikle bu kısım hep atlanıyor.Arkadaşlar  gidene kadar araştırma yapıyorlar işler bitince rahatlama döneminde kimsenin aklına gelmiyor geri dönüş yapmak ama zorlanan ve telaşlı olan arkadaşları en çok gidenler anlar o yüzden sizinde eklemelerinizin önemli olduğunu tekrar belirtmek istiyorum.

Genelde belgenizi mail yoluyla isteyip fiyat bilgisini verirler,aralarından size uygun olanı seçersiniz :)

*Hedef Tercüme Bürosu
Adres : Anaçeşme sk. kavunoğlu apt. no:7/1 Taksim / İstanbul ( taksim de meşelik sokağın karşısındaki sokaktan girip ilk sağdan dönünce fransız konsolosluğunun yakınında)

3 Ocak 2014 Cuma

Yaptım Oldu : Söz mendilim :)

Bu konuyla ilgilenmeye başladıktan son söz mendili adetinin Türkiye geneli pek bilinmeyen adetlerimizden olduğunu farkettim,genellikle ege bölgesinde daha meşhur sanırım.Kısaca açıklamak gerekirse;kızı istemeye geldiklerinde eğer kız tarafı olumluysa erkek tarafına 'verdik gitti' anlamında söz mendili verir.Hem o günün hatırası hem de nişandan önceki ilk resmi adım olması açısından iki taraf içinde önemlidir bizim oralarda.

Bizide isteme olayı yaklaşınca sardı bir telaş,yaptırtsak mı,hazır mı alsak diye kara kara düşünürken bir yandan da internetten model araştırması yapmaya başlamıştım.Ayrıca annemde evde bu işi yapan bir kaç tanıdık buldu.Ordan burdan fiyat alırken,işyerinden arkadaşlar 'eminönüne baksan iyi olur' diyerek maceramızın başlamasını sağladılar,hepisicine teşekkürler:)

Eminönü yazılarında alışverişle ilgili olan bölümleri detaylı olarak anlattım,o bölümüde okuyabilirsiniz.Eminönüne gittikten sonra bende bir ampül yandı?:)Kendimde istediğim tasarımı yapabilirim diye düşünmeye başladım,aslında hazır almak zaman kazanmak açısından çok daha iyi olacaktı ama içimdeki yaratıcılık gücü ve istediğim tarzda bir şeyi bulamamak,bulduklarımın da fiyatının yüksek olmasına bağlı olarak girdik bu yola.

Aslında o kadar korkulacak bir şey değil,biraz zamanınız varsa herkes yapabilir.Çalıştığım için beni baya bir zorladı ama kendi emeğinizle uğraşmak ve sonunda ben yaptım demek herşeye bedel bence.Öncelikle aldığım malzemeleri,hatırladığım kadarıyla fiyatlarıyla birlikte yazayım.
120'li çiçek paketi : 5 tl

23 Aralık 2013 Pazartesi

Eminönü : Varan 2 DeKoRaSYoN,IvIr zIvIr !

Eminönüyle ilgili ilk yazı daha çok evlilik aşamasında olan arkadaşlar içindi(like me:).Bu yazı daha çok dekorasyon açısından eminönünde bulabileceğiniz ürünlerle ilgili.Aslında bu ürünleri de istemeye geldiklerinde verecekleri çikolatalık için gezerken fotoğrafladım.Onu da mı sen beğendin diyenler için şöyle açıklayalım,İkimizinde ailesi uzakta olduğu için bütün bu ıvır zıvır işlerini yapmak bize düştü,bir yönden iyi oldu gerçi;herşeyi kendi zevkime göre seçme şansım var.Biraz yorucu ama değer,sonuçta 1 kerelik bir olay.Annenizin,babanızın yada kayınvalidenizin değil sizin istediğiniz gibi olması en önemlisi.Bu konuda ailelerimiz sağolsunlar hiç bir problem çıkarmıyorlar.Neysem konumuza gelirsek.

Yine başladık biz mısır çarşısındaki ara sokaklarda dolanmaya,mısır çarşısının arka kapısından çıkıp çok gitmeden sağda bir dükkana girdik.Ev ile ilgili banyo,mutfak,salona dair herşeyi bulabileceğiniz bir yer.Biz daha çok çikolatallık yada gondol tarzı şeyler baktığımız için ekliyeceğim fotoğraf malesef bunlarla ilgili olucak.İlerde geniş vaktimde tekrar gitme şansım olursa;daha ayrıntılı gezicem inşallah.Bahsettiğim dükkandan aşağıdaki parçaları beğenerek yola devam ettik(ilk beğendim şeyi almamayı öğrendim eminönünde,önünüze katbe kat güzelleri çıkabilir çünkü;)Hepsini gezip içine sineni almak en mantıklısı,size de eğer giderseniz hemen güzelliklerin etkisine kapılmamanızı öneririm.İlk girdiğim dükkandan;
Ben bunu nedense çok beğendim,basit ama farklı geldi : 55 tl

19 Aralık 2013 Perşembe

SLOVAKYA ERASMUS ÖĞRENCİLERİNE VİZE VE OTURUM İÇİN GEREKLİ BELGELER

-  Geçerli pasaport
-  4 adet fotoğraf (3 x 3,5 cm)
-  Slovak Üniversitesinden orjinal kabul mektubu + slovakçaya çeviri noter tasdiksiz
-  Orjinal konaklama belgeleri (yurt veya okul tarafından verilen yurtta kalacağına dair, kabul mektubunda belirtilmiş ise, ayrı bir belgeye gerek yoktur)
- Orjinal hibe yazısı + slovakçaya çeviri noter tasdiksiz
-  Sabıka sorgulaması T.C.,  Apostil (uluslararası onay mühürü) ile + Slovakça’ya   çeviri noter tasdiksiz
-         Bütün evrakların 2x adet fotokopileri
-         Pasaport Fotokopisi 2x
-         Orjinal Öğrenci belgesi
-         Uçak bilet rezervasyonu - gidiş
-         Seyahat - Sağlık Sigortası
-         T.C. kimlik fotokopisi
-         Vize ücreti 33,- EUR’dur (90 günlük D tipi çok girişli ulusal Slovak vizesi için)
-         Oturma izni başvurusu ücretsiz olacaktır ancak Konsolosluğumuzca tasdik edilmesi gereken tercümeler varsa evrak başına ücret 9,5 EUR olacaktır.
Not: Yukarıda bahsedilen ücretler EURO olarak tahsil edilecektir, bozuk ve tam meblağ olarak getirilmesi rica edilir.

17 Aralık 2013 Salı

Eminönü'Şark Han':Varan 1 !

Eğer İstanbul'da yaşıyorsanız mutlaka eminönünü sokak sokak gezmelisiniz.Hiç alışveriş yapmasanız bile o dükkanların hareketliliği,renkler,süslemeler,insanlar derken başka bir alemde gibi oluyorsunuz.Hele ki benim gibi ıvır zıvırı,dekorasyonu çok sevenler,kendine yeni uğraş arayanlar için eminönü mükemmel bir yer.

Peki ben burayı nasıl keşfettim?Eminönüne tabiki daha öncedende gezmeye gitmiştim ama bu hanlar,pasajlar bölgesine gideyimde gezeyim diye bir düşüncem olmamıştı hiç.Çalışan biri olarak çok vaktim olmadığı için genel araştırmayı netten yapmayı tercih ediyorum.Eminönü ve özellikle Şark han ile tanışmam böyle oldu.Söz ,nişan,çeyiz olaylarıyla uğraşırken farklı bloglardaki yazılardan buraya gitmem gerektiğine karar verdim ve iyiki de gitmişim.

Kısaca eminönünden bahsedersek;herkesin bildiği üzere meşhur bir mısır çarşısı mevcut lakin buranın turistlere hitap ettiğini ve fiyatların buna bağlı olarak pahalı olduğunu herkes bilir.Benim keşfetmenizi önerdiğim tarafı mısır çarşısından sonraki ara sokaklar.Pastacılıkla ilgili kalıplar,hamurlar,aparatlar,söz nişan kına gecesi için gerekli olan malzemeler(söz mendili,kına gecesi keselerini ve hediyelerini kendi hazırlamak isteyenler için ideal:),çeyiz düzenler için bohça,salon takımları falan filan ve dekorasyon üzerine herşeyi(çiçek,böcek,aksesuar:) toptan fiyatına satan yerler var.Normalde alabileceğiniz fiyatının çok çok altına burada bulabilirsiniz.

22 Kasım 2013 Cuma

İş Aramak VE bULMAk;İşte BüTün mEseLe BU.!!

En son hatırlarsanız işsizdim :) şuan 7 aydır çalışıyor durumdayım,günler ne kadar hızlı akıp geçiyor görüyorsunuz,tabi bu arada bende yaşlandığımı hissetmeye başladım yavaş yavaş:)

7 ayda aslında hayatımda çok şey değişti,zaten bütün bu değişimlere karar verirken ve alışmaya çalışırken zaman uçup gitmiş.Yeni bir iş,yeni bir şehir,yeni bir ev,yeni bir aşk,yeni ortamlar,yeni insanlar sadece ben ve birkaç gerçek dostum eskiler lafını doldurabiliyoruz artık.

Bunu sen mi istedin derseniz evet ben istedim,arkadaşlarım bilirler ; yapı olarak sıkılgan bir yapıdayımdır.O yüzden genel kaidenin aksine işimi memleketim veya okuduğum il dışında bir yerden seçtim.Zor oldu belki ama kendi hayatınızı kendi kararlarınızla kurma duygusu var ya,işte o hiç bir şeye değişilmez.Zaten yıllarca okuyup,bunun için çabalamıyor muyuz?kendi ayaklarımızın üzerinde durabilmek için?

17 Mart 2013 Pazar

İş Tecrubesi :Yeni mezun..!

Bir sabah uyanıyorsunuz ve okul YOK.!İşte üniversiteden mezun olmak böle bir şey arkadaşlar.Tam 16 yıl dile kolay;sabahçı-öğleci olmalar,lisede tam gün okula gitmeler,üniversitede yan gel osman dört dönüm bostan felsefesiyle 2 günde bir kampüse uğramalar ve FINISHH :)

Ne olduğunu anlamadan birden büyüyüveriyorsunuz,kaç yaşınızda olursanız olun ister 21 ister 28 üniversiteyi bitirdiğiniz gün çoçukluk döneminizden çıktığınız gündür.Hayat bütün ağırlığıyla karşınızda durur ve artık sorumluluk ceketini giyip önünüzü ilikleme zamanınız gelmiştir.(Allahımm ne kadan felsefik bir cümle yazdım,neyse devam:)

15 Ocak 2013 Salı

Krakow'da 5 Türk :)(Polonya)

Arkadaş insan yazmadıkça köreliyor.Yazıya başlıcam 5 dakikadır nasıl başlasam diye düşünüyorum :)Hemen uzatmadan bağlıyım:Bu yazımızın konusu Avrupanın en büyük ülkeleri içinde ilk 3 te yerini alan "Polonya".Uzun süredir polonya'ya gitmek istiyordum.Açıkcası tarihi ya da gezilcek yerleri çok meşhur olduğu için değil,zaten gezdikçe anladım ki avrupanın bütün ülkeleri mimari açıdan birbirlerine benziyor;tepede bir kale,bir old town meydanı,bolca kilise,görkemli katedral,ünlü sanatçılardan bir kaç eser ve çoğu ülkede şehri ikiye bölen bir nehir.Sizde gezerseniz bana hak vericeksiniz,işte bunlardan mutevellit çok büyük beklentilerim yoktu,asıl olarak amacım benim gibi polonya'da erasmus yapan arkadaşlarımı görmekti.

Öncelikle Polonya'dan biraz bahsetmek gerekirse uzun yıllar kominist rejim etkisinde kalmış gerçekten büyük bir ülke,nufusunun tamamına yakını katolik.Yabancıyı pek sevmiyorlar,ülke içindeki yabancı nüfusu da bunu bağlı olarak oldukça düşük yani bir Budapeşte gibi her sokakta dönerci göremiyorsunuz.En büyük özelliklerinden birisi çok ucuz olması,avrupa birliği üyesi olmasına rağmen euro kullanmıyorlar kendi paraları ziloti kullanılıyor.Ziloti,Türk parasından daha değersiz olduğu için erasmus yapacak arkadaşların tercih listesinin bir numarasında hep Polonya vardır.Kabaca 1 tl=2 ziloti diyebilirz.Kullandıkları dilde İngilizce değil Lehçedir.

Gelelim gezimize;kızlarla buluşcağım için tarih konusunda ortak görüşe varıp yılbaşı zamanını uygun bulduk.Biletlerimizi bratislavadan katowice'ye giden polonyanın kendi firması polskibus'tan aldık.Asıl gidiceğimiz yer Krakow olmasına rağmen direk buraya otobüs olmadığı için katowice'ye almak zorunda kalmıştık,ordanda trenle krakowa geçicektik.Bu arada bu  seferki yol arkadaşlarım farklı:özge ve memduhla gidiyoruz.Bizim kızlarlada Krakow'da buluşucaz.Yolculuk uzun ve gün kaybetmemek için gece yolculuğunu tercih ettik.Aldık sırt çantalarımızı düştük yollara,gece 12 de bindik otobüsümüze.Az gittik uz gittik dere tepe düz gittik diye devam ediyomuşum :)şaka şaka,işte bindik otobüse yine koltuk numarası falan hikaye tabi bulduğun yere oturuyosun ama oturcak yer bulamıyosun peki niye?çok saygıdeğer yolcular keyiflerince koltuklara uzanmış resmen 2 koltuğu 1 kişi zaptediyor.Arkalara doğru bulup bir yer oturduk.Oturmaz olaydık ,yol boyunca arkamızdaki amca sümkürmek,hınkırmak,horlamak dahil herşeyi yaptı hatta bir ara kusucak diye korktuk vallahi burda hiçbir mübalağ yok.Böyle çileli geçen 5 saatin sonunda katowice'ye ulaştık.Sabahın köründe hava buz gibi titreye titreye tren istasyonunu da bulup,katowice'den krakowa geçtik.Büşralar sabah tren bulabildikleri için öğleden sonra gelebilceklerdi Krakowa.Biz direk hostelimize gidip sırt çantalarımızdan kurtulduk.

Biraz dinlendikten sonra attık kendimizi dışarı.Hostel görevlisinden aldığımız talimatlara göre ilerleyip old town girişine ulaştık.Burda bana enteresan gelen meydanın girişinde bulunan kaleydi.Diğer ülkelerden farklı olarak kale tepe de değil meydan girişinde bulunuyor.Kalenin bir tarafında meydan diğer tarafında şehri bölen Wisla nehri var.Kale enteresan bir hikaye sahip;


9 Aralık 2012 Pazar

Yakarım ROMA'yıda Yakarım..! ( İtalya Volume-1-)

Roma'dan Sevgiler Saygılar herkese.:)Yine en iyi yaptığım işi yapıyorum geziyorum:)Gezinin güzel bölümlerine gelmeden önce bir ryanair maceramız var ki sormayın gitsin.Önce bir onu anlatmalıyım.

Sabah Trnava'dan Bratislava Hava alanına direk giden otobüsle yola çıktık.Havaalanına geldiğimizde uçak saatine baya vardı,check-in için beklememiz gerekti.Beklerken farkettik ki Ryanair firmasının kabin bagajına koyulan çantaları kontrol etmek için bir yeri var.Nasıl anlatsam,böle demirden kutu gibi birşey,yanınıza aldığınız çantanızın onun içine sığması gerekiyormuş.Sonuçta uzun bir geziye çıkıyoruz çantamız tıka basa dolu,kızların yeni aldıkları çantalarda biraz büyükcene(biraz değil bayaaa:),inşallah sorun olmaz falan diye konuşmuştuk kendi aramızda giderken.Korkunun ecele faydası yoktu gidip denemeliydik..

Geldik mekanızmanın başına(başka kelime bulamadım idare edin:),hepimiz sırayla denedik zorlamayla falan sokarız diye düşünüp rahatladık biz.Saatimiz dolduğunda check-inimizi yaptırıp uçak kapısına doğru yol aldık.İstanbulda'ki gibi girişte çanta kontrolü yaptırmamıştık,ne zaman kontrol etcekler diye beklerken pasaport kontrolünden sonra aldılar bizi X-Ray cihazına.O nasıl bir aramadır hala inanamıyorum sanki istiparat almışlar geçenlerde terörist,tırnağına kadar arıyorlar.Saat,ceket,metal eşyalar,sıvılar falan derken ayakkabımıza kadar çıkarttırdılar.İlk Tuğba sorunsuz geçti,sonra felek yine attı bize golünü ve Gülnur kontrolde meyment yüzlü kadına yakalandı(şunu da merak ediyorum bu kadınları mahsus mu seçiyolar,hiçbiri mi güler yüzlü olmaz arkadaş).Çantasını açtırdılar kadın bildiğin ne var ne yoksa attı :krem,diş macunu,yiyekler falan filan hepsi gitti.Hepimizde yine bir yusuf yusufluk durumu çünkü herkeste aynı malzemeler vardı.Sıradaki talihlimiz Özgeydi,ona da açtırdılar çantayı bir kaç yiyeceğini aldılar ama fazla kayıp vermedi o:)Son kurşun bendim,nasıl oldu anlamadan aynı malzemeler bende de olmasına rağmen direk geçtim:)Bu kontrolü atlatıp uçağa bineceğimiz kapının orda beklemeye başladık tekrar.Sıra geldi bilet kontrolüne,burda yaver gidem şansım beni terkketti,Şu ilk başta çantamızı denediğimiz mekanızma çıktı yine karşımıza.Ben sırt çantam küçük diye sevinirken kadın demez mi kol çantanızı da içine koyun hepsi 1 bagaj  da olmak zorunda diye.O an bir sırt çantama baktım,bir kol çantama baktım,bir kadına baktım,sonunda bir küçük emrah bakışı da attım ablaya ama nafile,kadın kararlı gözlerle beni  bekliyordu.

2 Aralık 2012 Pazar

Çölde Kalsam Kutup Ayısı Saldırır..!(Bir uçağımın iptali eksikti..!)

Hazır mıyız gençlik hayatımdaki en stres dolu anları okumaya:)Vallahi abartmadan yazabildiğim kadar yaşadığım duygularla birlikte yazmaya çalışıcam olayı,aslında sıcağı sıcağına yazıcaktım da öncelikle annemlere durumu açıklamam lazımdı,ilk burdan okuyup şoka girmesinler dimi:)Birde yoğundum azcık,herşeyin bedeli olduğu gibi bu gezinin de bedeli vardı dönünce az biraz derslerle ilgilenmem gerekti.Önce paris gezi yazısı içinde yazıyım dedim ama baktım uzun oluyor büyük ihtimalle insanlar okumaktan sıkılırlar diye bu bahsızlığımı ayrı klavyeye almak istedim:)Haydi başlayalım..

Gezmişiz bütün İtalya'yı yorgunluk var ama mutluyuzda,Venedik merkezden bindik otobüsümüze 1 saat sonra havaalanındayız,bütün kontrollerden geçip check-inimizi yaptırdık gittik uçağımıza bineceğimiz kapıya.Burda beklerken Budapeşte'de erasmus yapan bir Türk arkadaşla tanıştık,zaten türkler her yerdeler arkadaş özellikle erasmuslular(okumayamı geliyosunuz gezmeyemi diycem benimde başım yanıcak o yüzden susuyorum:)Tam biz arkadaşla muhabbetin dibine vurmuşken bizim kapının orda bir hareketlenme oldu,sonunda kapı açıldı diyecektim ki maceramızın başlamasını sağlayan uçağın iptal olduğu anonsu yapıldı.İlk defa başımıza böyle bir şey geldiği için ne yapacağımızı şaşırdık tabi,baktık insanlar sıradan çıkıp koşturmaya başladı,bizde arkadaşla konuşmayı yarıda kesip takıldık onlara.Ticket informationın önünde sıraya girdik ama hala konu hakkında hiç bir bilgimiz yok,önümüzde de anonsu duyar duymaz fırlayan bir dolu insan var.Sonunda önümüzdeki kızlara yanaşıp sorduk durumu,adamlar uçak parasını ya geri veriyorlar ya başka bir sefer ayarlıyorlarmış.Biz tabi yusuf yusuf olduk,aklımızdan bir sürü senaryo dolanıyor önümüzdeki insanlardan bize sıra gelene kadar yarına olan biletler biter,onu geçtim yarına bilet olsa bu gece nerde kalıcaz hotelden çıkış aldık havaalanı da kapanıyor burda da kalamayız,en önemlisi yarın paris'e gidemezsek paris'ten budapeşte'ye giden uçağımız yanıcak eve dönemiycez.Yaklaşık 3 saat falan bunları düşünmekten iyice gerildik biz.

Bunlarda Dikkatinizi Çekebilir?? :)

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...